Zaman… Sürekli kendini yenileyen bir döngü halinde bütün muhteşemliği ile devam ediyor.
İçinde bulunduğumuz üç ayların üçüncüsü bize veda etmek üzere..
 Bize istikrarla  vakti hatırlatan Recep ,Şaban hilalleri yerini Ramazan hilaline  bıraktı.
Ramazan 15 dolunayı ise ân içinde ân yaşatan 1000 seneye tekabül eden kıymetli Kadir Gecesi’ni canlandırmamız için haberciliğini, yol göstericiliğini tam teşekküllü bir istihbarat birimi gibi yerine getiriyor.
İslam’ın muhteşem geleneğinde hiçbir zaman “dağ fare doğurmaz “ , “Oruç kadir doğurur “; güç, hüküm, yücelik, takdir ve şeref gecesini oluşturur.
İlk mektebe başlamadan gittiğimiz camilerde hocalarımız biz çocuklara abdestten sonra yüzümüzü peşkirle kurularken okumamız için bu sureyi ezberletirdi. O vakitlerden beri taşa yazılan yazı gibi zihnimize işlemişti Kadir suresinin vazgeçilmezliği...
1.    İnna enzelnahü fî leyletil kadr    
2.    Ve ma edrake ma leyletül kadr    
3.    Leyletül kadri hayrün min elfi şehr    
4.    Tenezzelül melaiketü ve-rruhu fîha bi-izni rabbihim min külli emr    
5.    Selamün hiye hatta matle'ıl-fecr    
1. Doğrusu biz O Kur’an’ı Kadir Gecesi’nde inzal buyurduk.
2. Kadir Gecesi’nin ne kadar değerli olduğunu bilir misin?
3. Bil ki, Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlı bir gecedir.
4. Melekler ve Ruh o gece Rabbin izni ile her türlü iş için inerler.
5. O gece fecre ve tan yeri ağarana kadar selam ve esenlik hâkimdir.
 
Kadir Gecesi’nde Kur’an dünya semasına inzal edilmiştir. Duhan suresinde de  “Biz o Kur’an’ı mübarek bir gecede inzal ettik. Biz o gecede her hikmetli işi tespit edip ayırırız” buyurulmaktadır.
Doğru işler eninde sonunda doğru neticeler verir. Bütün yolların tıkandığı, hakikatin boğdurulduğu, insanların levha levha, tabela tabela, ışık ışık yalana teslim edildiği günümüzde bütün konuşmaların, fiillerin neticesi yine hüsran oluyor.
Doğru başlanılan Ramazan oruç ayının ise; ”evveli rahmet, ortası mağfiret sonu ise cehennem ateşinden azad olmaktır.”
Ramazan’ın ilk gecesi olunca şeytanlar ve cinlerin isyan edenleri kösteklenir. Cehennemin kapıları kapatılır. Hiçbir kapısı açık bırakılmaz. Cennetin kapıları açılır ve hiç biri kapalı bırakılmaz.
Bir Münadi ise şöyle seslenir:“Ey hayır peşinde koşan! Hayrı çoğalt. Ey şer peşinde koşan! Kötülüğü terk et. Şanı Yüce Allah cehennemlikleri cehennemden azad eder.” (Buhari, Müslim)
Oruç hiç bir riyanın bulaşmadığı –mış- gibi yapılamayan bir ibadettir. Tutmuş gibi yapamayız, yememize içmemize, konuşmamıza, hırslarımıza, bütün uzuvlarımıza hakim olur ve biz oruca teslim oluruz,oruç bizi rehin alır ta ki bayrama erişinceye kadar.
Bundan dört sene önce yine her zamanki gibi Ramazan karşılamamızı gerçeklestirip oruca niyetlendik.Üç gün, beş gün ben bayın bayın bayılıyorum.Gözlerimi açamıyorum uykudan.Bu garip hal karşısında kan tahlillerimi yaptırdığımda görüldü ki demir deposu sıfıra ramak kalmış 1’de.Şayet oruç tutmasaydım bu rahatsızlığın belki de farkına varamayacaktım. Orucun şifa verici yanı hep konuşulur ancak hastalığı temayüz ettirici yönünü de ben böylece tecrübe etmiş  oldum.
Ramazan ayı oruç tutulmadan ve  Kur’an okunmadan düşünülemez…  Selam olsun Cebrail ile Hz.Peygamber Ramazan ayında mukabele ederlerdi de bu kutlu miras bize onlardan devrolundu.Dozunu kaçırdığımız belediyelerin kutsala bürünen reklam harcamaları olan Ramazan eğlenceleri değildi mirasımız.
Erciyes’e bakarak hayat bulan bağların tozlu ve karanlık yollarında elinde el feneri biz ard arda sessiz kadınlar dayımı takip ederdik ne bir fısıltı,ne bir endişe;bir abide misali arkasında camiye doğru yol alan sessiz gemiler gibiydik…Kadınlar  boncuklu,oyalı beyaz  tülbentleriyle vaktin ermesini bekleşiyorlar,teravih var mıydı,yok muydu vehim,şüphe ve sorularından uzak hayatı en munis yönünden yakalamış devam ediyorduk.Reiki bilmezdik ancak sağlı sollu ellerimizle birbirimize dostluk ve sevgi aktarırdık.
Ramazan orucunun yarısını devirdiğimizde ise rehavete kapılmak yoktur asla…15 şahane Ramazan dolunayını gözler 20 sinden sonra Kadiri beklemeye başlarız ve burunlarımız kanatlanır o gül kokusunu almak için .Derler ki Kadir gecesi, gece  gül kokarmış.Melekler müminlere " selam" dermiş kulaklarımız o sesi bekler…”Selam”Sonsuzluğun şifresi….Bizim de başımıza konar belki ebedi devlet kuşu.İki ay öncesinden Receple başlar bunun hazırlığı Şabanla olgunlaşır ve  Ramazanla meyveye durur.Hasat zamanı, yolda eylenmeyenlerin oyalanmayanların muştulu günü.Sonsuzluğun tınısı “selam” kendine inananlara sunulur. Rahvan atlar gibi dört nala gideriz Kadirle taçlanan bayrama.
 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.